karga awdio

#KargaPazarSineması ı No: 1

Tatil günlerinde film seyretmek kadar keyiflisi yok.

Tatil günlerinde film seyretmek kadar keyiflisi yok. Biz de bundan sonra her Cumartesi sizlere aklımıza gelen, sevdiğimiz filmlerden önerilerde bulunacağız. Herhangi bir tür, dönem vs’ye bağlı kalmadan arşivinizde yer alması gerektiğini düşündüğümüz yapımları seçeceğiz. Bazıları hiç duymadığınız, bazısı da çok iyi bildiğiniz yapımlar olabilir. Umarım izin günlerinize bir katkısı olur.

Bu hafta seçim sebebi ile hafta sonu film tavsiyelerimiz politik mecralara doğru kaydı.

Kahvaltı Sonrası :

Oyunuzu erkenden kullandınız, pazar kahvaltı sonrası salonda mayışmış bir şekilde otururken keyfinize eşlik edecek olan yapım Being There (1979).

Başkent Washington’da büyükçe bir köşkün bahçıvanlığını yapan Chance (Peter Sellers) işvereninin ölümü ile ortada kalır. Chance’in bütün hayatı olan işini kaybetmesi ile dışarıdaki dünyadan kaçma şansı da büsbütün yok olur. Oldukça saf ve başka bir zamandan gelmiş gibi gözüken bahçıvanın kaybolup gideceğini düşündüğümüz gerçek dünya da bir kaza ile tüm hayatı değişir. Bu kaza ile birlikte içine girdiği çevre Chance’i hiç beklemediği yerlere getirecektir. Aslında tüm yaptığı bildiği tek şey olan bahçıvanlıkla ilgili bilgileri vermek olan kahramanımızın sözlerine başkent ortamında farklı anlamlar yüklenip yüceltilecektir.

Jerzy Kozinski’nin aynı adlı romanından uyarlanan yapım bir yandan Chance’in yalnızlığa ve sadeliğe olan tutkusunu gösterirken diğer taraftan siyaset ve politika sahnesinde dönen kişilksizlikleri ve insanı değersiz gören bakış açısını da sorguluyor.

Being There // Hal Ashby // 1979 // A.B.D. // 130 dk.

 

Akşam Keyfi :

Irkçılığın ve ötekileştirmenin bol keseden dağıtıldığı bu günlerde aklımıza ırkçılık üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri olan Mississippi Burning (1988) geldi.

İki FBI ajanı (Gene Hackman, Willem Dafoe) kayıplara karışan bazı sivil aktivistler hakkında araştırma yapmaları için Mississippi’ye gönderilir. Bakış açıları tamamen farklı bu iki ajan olayları araştırırken bir yandan da altmışlı yılların ağır ırkçı hareketinin içinde bulurlar kendilerini. Özellikle geçmişte bu bölgelerde şeriflik yapmış olan ajan Rupert Anderson (Gene Hackman) zamanında görmezden geldiği şiddeti ve kötülüğü tüm gerçekliği ile karşısında bulur.

Alan Parker’ın yaşanmış bir olaydan sinemaya uyarladığı yapım ırkçılığı ve anlayışsızlıktan doğan şiddeti etkileyici bir biçimde, (bence) duygu sömürüsüne başvurmadan anlatıyor.

Mississippi Burning // Alan Parker // 1988 // A.B.D. // 128 dk.

 

(MRT)  

#KargaPazarSineması 



GERİ