karga awdio

Şafak Sökerken Arazide, İnce Bir Bıçak Kesiği Tende

#nedenbunlarıdinliyorum notlar

Giriş Notu: Bu bir albüm kritiği değildir.

Banjonun kaderinde şu iki şey var sanırım; Redneck’lerin milli çalgısı ya da tam uçta Pete Seeger’ın vatandaşlıktan attıracak sözlerine eşlik eden güzellik. Tıpkı ülkücüsünün de, muhafazakâr solcusunun da aynı gür tonda kahramanlık türküsü söylemesi gibi.

Ben de ise banjo algısı bambaşka ama klasik bir sahne sayesinde açıldı. John Boorman’ın 1972 tarihli, sinir bozucu gerilimi Deliverance filmindeki banjo duellosu (merak eden buraya tıklasın) bu enstrumanı bir şekilde kafama kazıdı. Tabii filmin havasından olsa gerek her sesini duyduğumda istemsiz bir tedirginlik yaşamıyor değilim.

Second grubu ile yerli punk sahnesine gönül veren bir çok genci etkilemiş, 2016 yılında Domuz Records etiketi ile çıkarttığı Bulandı Sularım kasedi ile bambaşka bir yerden ses vermiş olan Özgün Semerci’nin Lu Records etiketi ile çıkarttığı yeni albümü A Nightmare On Clawhammer albümü doğal olarak kafamda yukarıdaki düşünceleri uyandırdı. Ancak dinledikçe içine girdiğiniz müzik kenarda sürekli bir tedirginlik tutuyor.

Yakın dostlarınızla şehire yakın bir mesire yerinde yaptığınız mangal partisinde neşe ile biraları yudumlarken arkadaki çalılıklardan astımlı nefesi ile sizi takip eden katilin orada olma hissiyatı ile bezeli bir kayıt var karşımızda. Güzel ve sakin günleri anlatan ama bir o kadar da tedirgin eden bir ses havuzu. Ayrıca sanırım ilk uzun yolculukta müzik dinlediğiniz aygıta koyup yola dalıp gitme albümlerinizde de ilk ona girebilir.

Huzurda biraz güvercin tedirginliği olması iyidir. Teşekkürler Özgün.

Mrt // Temmuz 2018

 

 

 



GERİ