karga awdio

“Gerçek” Ronaldo 40 yaşında

Fenomen’i Hatırlayalım

Kişisel hikâyeler iyidir. Ronaldo’yu ilk duyduğum değil ama ilk tanıştığım anı hatırlıyorum. 1996 senesinde. Evde yalnız bir akşam. Biraz viski var, ilk alkol denemeleri. Televizyonda da Scream isimli popüler korku filmi. Ona mı baksam, İspanya Süper Kupası’na mı? Pantiç’li Atletico mu yoksa Ronaldo, Giovanni ve gene 20 yaşındaki De La Pena’ya ile Cruyff sonrası, bay Bobby Robson ile hücumunu gençleştiren Barcelona mı? Ronaldo’yu Eurosport’tan, EuroGoals’deki özetlerden biliyoruz o zamanlar. PSV’de 2 sezonda 58 maç 54 gol. Tabii ki gelecek vaat ediyor ama Romario’nun yerini doldurabilir mi emin değiliz. Seçimim film ama reklam çok olduğu için maça da bakabiliyorum. Bir ara Ronaldo rakip alanın solunda topu alıyor. Karşına gelen Atletico’luyu ışık hızında yaptığı bir feykle hareketsiz bırakırken ayağına yapışan topla ceza alanına girip al da at bir asist yapıyor De La Pena’ya. Maç 5-2 bitiyor Ronaldo 2 gol atıp 1 de asist yapıyor. Şahitler arasında Guardiola ve Mourinho gibi isimler de var. Bense ağzım açık ekrana bakıyorum. Evet çok şey görmüş biri değildim o zamana kadar ama içimden bir ses hayatımın sonuna kadar bu kadar etkileyici bir başlangıç göremeyeceğimi söylüyordu bana. Şu ana kadar haksız da çıkmadı.

Şimdi dönüp baktığımızda Ronaldo’nun kariyeri olması gerektiğinden çok daha kısa sürdüğünü görebiliyoruz. Büyük komplo teorilerine malzeme olan 1998 finali, yanlış bir kararla Barcelona’dan ayrılıp daha çok para veren, o zamanlar “cenabet” diye anılan Inter’e gitmesi, Altın Top aldığı sezonda hakem destekli* Juventus’a 3 hafta kala şampiyonluğu kaybetmeleri ve 12 Nisan 2000 Lazio maçı. Maalesef o maçı canlı izliyordum. 6 aydır sakat olan Ronaldo oyuna giriyordu. Topu aldı defansın üstüne gitti, bir bisiklet denedi ve yerde kaldı. Tekrar gösterimde dizinin aldığı abuk şekli görebiliyordunuz. Ronaldo 24-26 yaşları arasında futbol oynayamadı. Sonrası malumunuz. Geri dönüp 8 golle 2002 Dünya Kupası’nı alması belki de bir final oldu onun için. (Finalde ilk golden önce Alman savunmasına yaptığı presin ayrı hayranıyızdır) Yorgun vücudu eski halinin gölgesi bile değildi belki ama her şeyi yapabilen kabiliyeti ve zekâsı ona Galacticos Real Madrid’inde hem gol krallığı hem de şampiyonluk kazandırdı. 30’unda futbolu bırakabilirdi ama gene de 35’ine kadar oynadı.

Okuduğum çoğu röportaj ve biyografide ‘80’ler civarı doğmuş şimdinin büyük topçularının hepsinin favori oyuncusu Ronaldo. Her zaman tüm takım arkadaşları tarafından sevilmiş. İbrahimovic’in sevgisi ise bir başka tabii. Kariyerinin ilerleyen zamanındaki kilolarını ve zevkçiliğini ise dert etmiyorum. 20 yaşında dünyanın en iyi oyuncusu seçilen normal bir insan gibi davranmış. Herkes kendi için yaşar. Bu hakka sahip. Az sayıda görüntüsü ve anlatılanlardan bildiğimiz kadarıyla Garrincha’ya da benziyor, YouTube’de bir yorumda yerinde dile getirildiği gibi Neymar ve Luis Suarez’in olağanüstü seviyede bir birleşimi gibi de. Aynı yoruma cevaplarda ise Pele, Messi, Cristiano gırla gidiyor. Yani şu andaki algısından memnun olabilirim.

Eğer en verimli çağında sakatlanmasaydı, Barcelona’dan ayrılmasaydı, ‘98’de finalinde sağlıklı olsaydı rakamlarının nereye varacağını hayal etmesi bile güzel. Eduardo Galeano'nun Gölgede ve Güneşte Futbol’u 1994 Dünya Kupası ile biter, eğer bir bölüm daha ekleseydi kimin hakkında olacağını tahmin edebiliyorum. Aşağıda videolarını bulabileceğiniz Barcelona sezonu, İnter’le oynadığı UEFA Kupası finali performansı, Dünya Kupaları rekorunu kırdığı Gana’ya, Muhammet Ali-vari ayak hareketleriyle attığı gol, Old Trafford’daki hat-trick gibi harika eserleri oldu. Belki Cristiano’nun şanssızlığı ama Ronaldo denince akla bu abi gelmeli. (wikipedia’da "ronaldo" yazdığınızda da bu sonuçla karşılaşıyorsunuz.) Onu, olması gerektiğinden çok daha az olsa da, izleme şansı bulmuş olmak çok keyifliydi.

*Genel bir yorum değil. O sene şampiyonluğu belirleyecek 31. haftaki Inter-Juventus maçında Ronaldo’ya verilmeyen penaltının ve pozisyonun dönüşünde Juve’ye verilen penaltının adıdır. Şu videoda açıkça görülmektedir.

1998 Uefa Finali (2:23’teki çalıma dikkat):

2002 Dünya Kupası Finali:

Gana'ya 15. Dünya Kupası golü:

Belki de en iyi sezonu, Barcelona golleri:

Utkan Çınar / 18.09.2016



GERİ