karga awdio

#KargaPazarSineması No: 16

Hayat bazen çok acayip...

Hayat bazen çok acayip. Kimin nereden hangi hikaye ile geleceğini bilemiyorsun. O sebeple bu hafta bir pazar akşamüstü izlemesi olarak yine sıkıntı veren, bittikten sonra "hayat güzel" dedirtme ihtimali olan iki pek sevdiğim filmi tavsiye edeyim. Unutmadan hatırlatayım #kargapazarsineması'nda dediğim gibi tavsiye ediyorum. Filmlerden bahsederken yazdıklarım benim bakış açım ve filmi okuma şeklimle ilgili olabilir. Yani benim hissettiğim ya da gördüğüm şey yerine başka şeylerde görebilirsiniz. Olsun ben yine de yönlendireyim, rahatlayayım.

Trouble Every Day // Claire Davis // 2001

Amerikalı çiftimiz taze evlilerdir ve her mutlu çiftin yapması gereken romantizm klişesi Paris balayını gerçekleştirmek için Fransa'ya gelirler. Zamanla hanım kızımız damadın davranışlarından huylanmaya başlar. Sonrasında kendisinin ve eski ortağının bir deneyinde gönüllü denek olduğunu öğrendiğimiz damat beyin sırrı hafiften açığa çıkar. Libido odaklı bu deneylerde engellenemez bir et isteği ya da yamyamlık arzusu doğmaktadır ve damadımız buna çözüm aramaktadır. Tabii ki işler hiç de öyle gitmez.

Yamamlık ve seksin birbirini pompaladığı gerçeği bir çok BDSM (BD: Bondage and Discipline, DS: Dominance and Submission, SM: Sadism and Masochism) tavır ve eserde kendini gösterir. Yemek, açlık, tene özlem ve cinselliğin iç içeliği ise zaten reddedilemez bir gerçek. Claire Davis tüm bunları kullanarak ve kadın hissiyatını hiç yitirmeden kendine özgü, hafif karışık bazen itici bazen de iç gıcıklayıcı bir kaosa sokuyor bizi. 

Seveni de sevmeyeni de bol, kırmızısı duvarları kaplayan, müziği ile (Tindersticks yapmakta) ruh halinizi karıştıran bir film eğer izlemediyseniz sizi bekliyor.

Dans Ma Peau // Marina De Van // 2002

Esther kariyer meraklısı bir bilincin kendine örnek alacağı bir karakter olarak "normal" hayatına, tıpkı ondan beklendiği gibi devam eder. Katıldığı bir davette yaşadığı bir kaza, ya da tasarlanmış bir yaralanma rutin hayatını baştan aşağıya değiştirecektir. Esther artık kendini yaralamadan bir gün daha geçiremez ve geçen hergün dozajı arttırmak zorunda hisseder.

Vaktinde benim de tutulduğum kendini yaralama (self-harm) genellikle depresif veya kişilik bozukluğu sebebi olarak görülür. Muhafazakar bir bakış açısı ile piercing, dövme yaptırmak bu sorunların dışavurumlarındandır. Sonuç olarak düzen onun tavsiyeleri dışında bir çözüme gittiğinde seni hasta diye rafa koyacaktır. Marina De Van bir kadının rutinleşen ve yönlendirilmiş hayatını beklenmedik bir eylem ile değiştiriyor. Kan akıtmanın verdiği rahatlama kadın olmanın güzellikleri ve zorlukları ile karışıyor. 

Genel olarak pek seveni olmayan ama biraz dikkat edince anlattığını çok güzel anlatan bir yapım sizi bekliyor. 

Murat Mrt Seçkin // Mart 2016



GERİ