karga awdio

#KargaPazarSineması No: 14

Selamlar...

Özellikle dijital teknoloji ve benzeri gelişmeler çekim tekniklerinin içine daldıkça korku ve gerilim filmleri hatta bilim kurgular bile şiddeti daha rahat gösterir oldu. Sinemada şiddet ve izleyiciye etkileri yıllardır tartışılan ve içinden çıkılamayan bir konu. 

Benim görüşüm kendini bilen bir insanın grafik şiddete ne kadar mazur kalırsa kalsın, onun gerçek olmadığı ama gerçekte olanların da bir yansıması olduğunu düşünerek izlemesidir. Yine de bu tıpkı Saw ya da Hostel gibi seriler sayesinde bir ara ayyukaya çıkan "abi ne kadar kan, organ, uzuv, o kadar güzel" gibi bir tartışmaya yürümesini de haklı çıkartmıyor.

Şahsen şiddet içerikli filmlerin çok büyük bir kısmının gerçeği yansıttığını ve bir nevi engelleyici olarak kullanılabileceğini düşünüyorum. Korunaklı yaşamlarımızdan çıkıp şehrin, evet özellikle şehrin abislerine daldığımızda karşımıza o filmlerdekinden çok da farklı bir hayat çıkmıyor. O nedenle bu pazar için sevgililer gününe hiç olmayacak (olduran da olabilir tabii) iki film tavsiye edeceğim. İzleyenler zaten bilir, bana güvenip izlemeye karar verenler ise özelden her türlü kötü sözü söyleyebilir.

Gokudô kyôfu dai-gekijô: Gozu

Takashi Miike // 2013

Tabii ki Takashi Miike denince içerik de çok fazla şaşırtmıyor. Ancak diğer filmlerine göre çok daha karışık kurgu ve metin yapısına sahip Gozu izlenmesi oldukça zor olabilecek bir yapım.

Minami ve Ozaki Yakuza üyesi iki dosttur. Minami için Ozaki, abi diyeceği kadar değerlidir. Bu da geçmişte yaşamını ona borçlu olmasından kaynaklanıyor tabii. Bir Yakuza'nın hayatı ne kadar rutin ve normal giderse onlarınki de öyle akıp gidiyor, işlerini ciddiye alıp yaşıyorlardı. Bir süre sonra Ozaki sıkıntılı bir ruh haline girer. Onun için anlı, cansız dikkatini çeken herşey bir tehdittir ve yok edilmelidir. Tabii ki Yakuza bu durumdan rahatsız olur ve en sevgili dostu Minami'ye onu öldürme emri verilir. İşler de bu noktadan sonra bambaşka bir hal alır.

Kaotik, şiddeti bir anlatım cihazı olarak kullanan, bilinç yorucu bulmacalar ile dolu bir film sizi bekliyor.

Philosophy Of A Knife

Andrey Iskanov // 2008

İkinci filmimiz gerçek bir olaydan esinlenerek hazırlanmış bir mockumentary yani sahte belgesel. 

İkinci dünya savaşı döneminde Çin ve Japonya arasındaki acımasız savaşta geçiyor hikayemiz. Japon birliklerinin adı hiç de hoş anılmayan Birim 731 isimli kısmında geçiyor. 

Tüm amacı Mançuryalı tutsaklar üzerinde psikolojik, fiziksel ve biyolojik denemeler yapmak olan Korgeneral Ishii ve çalışma arkadaşlarının yaptıkları deneyler "insanlıktan çıkma"nın, acımasızlığın ve despotizmin sınırlarının ne kadar uzun ve belirsiz olduğunun da bir kanıtı olarak karşımızda duruyor. 

Dört saatlik bu yapımı izleyecekleri içeriğindeki görüntüler konusunda şimdiden uyarayım. Gerçekçi ve sıkıntılı çekimi, bir çok yerde kullanılan orjinal kayıtlar ve görseller nedeni ile olduğundan daha da katlanılmaz hale geldiğini söylemem lazım. Sonuna kadar izlenememesi ile meşhur bu film ne olursa olsun acımasızlığın en açık tarifini yapmak konusunda rakip tanımıyor. Benim de bu yapımı el üstünde tutmamın nedenlerinden biri de bu. İzledikçe ve anlamaya çalıştıkça devlet eliyle veya herhangi bir otorite aracılığı ile yok edilen canların acısını anlamak, hangi dönem ve ülkeden olursa olsun daha da kolaylaşıyor ve insanlığınızdan utanıyorsunuz. 

Murat Mrt Seçkin // Şubat 2016

 

 



GERİ