karga awdio

2015'ten eleğin üzerinde kalanlar #1

Diziler

Yıl boyunca mecmua'da, kılavuzda tanıttığımız dizilerden bir seçki. Gözden kaçırdıklarınız olduysa tavsiye babında. Hepsi de 2015’te prömiyerini yapmış ve 2016 için 2. sezonu almış yapımlar oldu. Bunun dışında 2014’te başlayan ve keyifle izlediğimiz Fargo ve Bojack Horseman’in de 2015’de 2. sezonlarıyla gayet iyi iş çıkardığını söylemeli. 2014’ün fenomeni True Detective'in ise ara sıra iyi anları olsa da 2. sezonu toparlamakta zorlandığını gördük. Aşağıdaki 5 dizinin üçünün Netflix yapımı olması da birşeyler söylemeli.

Bloodline:

Diziden bahsetmeden önce bu aralar Ben Mendelsohn’u nerede oynarsa izleme kafasındayım. Bu yıl Mississippi Grind ve Slow West gibi keyifli filmlerde de oynadı, tavsiye edelim. Todd ve Glenn Kessler kardeşlerin yarattığı Bloodline aslında tipik Amerikan aileli, oyunculuğa dayalı bir gerilim. Hafif güney gotiği ve, teşbihte hata olmaz, Dallas havası var bile diyebiliriz. Hatta yerli bir diziye bile uyarlanabilecek bir konusu var neredeyse. Ama tabii ki iyi diyaloglar ve Mendelsohn’un yanında Sam Shepard ve Sissy Spacek gibi usta isimler de olunca ilgisiz kalamıyorsunuz. Geriye kalan kadro seçiminde biraz sıkıntı olsa da kaliteli bir 10 bölüm bizleri bekliyordu. Gene de Mendelsohn olmasa izlenir miydi ve 2. sezonu almasına da gerek var mıydı çok da emin değilim.

Narcos:

Narcos kesinlikle güzel bir sürprizdi. Fragmanları gelmeye başladığında o kadar da umutlu değildim. Ancak Wagner Moura'nın karşımıza bu kadar iyi bir Pablo Escobar performansıyla çıkacağını tahmin etmiyordum. Doug Miro ve Chris Brancato'nun yarattığı ve Escobar’ın gücünün zirvesi olan ‘80’ler sonu ve ‘90’lar başının Kolombiya’sını fonuna alan yapım, Amerikalı bir narkotik ajanının Kolombiya hükümetleriyle beraber Escobar'a karşı savaşını anlatıyor. Başroldeki Amerikalı Boyd Holbrook kanımca zayıf kalsa da onun dışında gayet iyi bir kadrosu ve de çok iyi bir sinematografisi olan yapımda tüm rolü Moura çalıyor. ‘80’lerde Amerika’da adeta bir salgına dönüşen kokain kullanımı ve Escobar'ın buradan kazandığı dudak uçuklatan para ve güçle, çokça basiretsiz ve Amerikan etkili elit hükümetlere kafa tutuşu olabildiğince objektif anlatılmış. Ama sonunda kötü adamın kim olduğu belli…

Mr. Robot:

Yılın kazananı. Hacker’lar büyük şirketlere karşı. Günümüzde geçmesine rağmen bir distopya filmi uğursuzluğu ve donukluğuna sahip Mr. Robot; müziğinden, başta Rami Malek’in çok iyi bir performans gösterdiği oyuncu kadrosuna, estetiğine kadar gayet bütünlüklü ve çarpıcı bir yapımdı. Sam Ismail’in yaratıp sıkça da yönetmenliğini üstlendiği dizi, büyük ve “şeytani” şirketlerin dünyasında vijilante’cilik oynayan, kafası çok da yerinde olmayan bir hacker’ın hem beyniyle hem de dış dünyayla olan zor mücadelesini konu aldı. Birçok açıdan Dövüş Klubü hatta Amerikan Sapığı gibi önemli eserlerle de akrabalığını görmenin zor olmadığı Mr. Robot, ender de olsa ergen diline kaysa da sonunda 2. sezonunu merakla bekleten, tadı damağımızdan kalan bir güzellikti. Çizgiromanlaşmamasını dilerim.

Master of None:

Aziz Ansari sağda solda denk geldiğimiz afacan bir arkadaş. Stand-up’ları da hani harika değiller. O yüzden Master of None’ı duyduğumda ve hatta fragmanını da gördüğümde çok umutlu değildim. Ama önyargı iyi bir tavır olmadığını gene kanıtladı bana. Ansari'nin Alan Yang ile yarattığı yapım, yılın güzel sürprizlerinden ve giderek daha da seçici olduğum(uz) komedi dalında en iyi işti. Daha nerd, daha hipster ve daha genç bir Louie desek yanlış olmaz herhalde. New York’ta yaşayan, aslında hali vakti yerinde bir reklam ve B-filmi oyuncusunun hayatla gayet evrensel dertlerini, kendini çok da ciddiye almadan akıcı bir şekilde anlattığı dizi, çokça tanıdık ama iyi seçilmiş müzikleriyle gayet tamamdı. Ara sıra romantik komedi tarzına göz kırpsa da böylesi can sağlığı. Yılın en gırgır anları buradaydı. (2. sezonu henüz açıklanmayan tek dizi bu aslında ama kanımca o iş bitmiştir.)

Better Call Saul:

2015’in başında yayınlanan Better Call Saul’un ikinci sezonunun başlamasına da çok kalmadı aslında. O yüzden üstteki de zaten 2. sezonu için yayınlanan teaser.  Gene Vince Gilligan yönetiminde, Breaking Bad spin-off’u gibi imkansız bir göreve soyunan dizi, bunun altında gayet iyi kalktı. Giderek de daha iyi olmasını bekliyorum. 10 bölüm az geldi. Hem hayatının işini bulan Bob Odenkirk’in karakterini daha da derinleştirme şansı bulması hem de Breaking Bad’den devam eden güzel fikirleriyle kaçırılmaması gereken bir yapım olarak uzun seneler devam etmesini dilediğimiz bir iş.

Utkan Çınar / 22.12.2015



GERİ