karga awdio

Sadece Ses Diyen Bir Toplama: Robotape 1.0

Robonima'dan bambaşka bir toplama geliyor

Sen Tıkasan da Kulağını Ses Girer Gözeneklerinden

Biz istediğimiz kadar türlere ayıralım, bugün dinlediğimiz tüm melodik ve genele uygun sesler yumağı pop dediğimiz kültürün meyveleri.

Bir zamanlar seksenler ve doksanlarda büyüyenlerin oldukça sık tartıştığı bir şeydi pop. Mesela bizim Akmar çevresinde "lanet olsun pop" cümleleri sohbetlerde oldukça çok kullanılırdı. Ben ve benim gibiler bir Duran Duran veya A-Ha'yı pek severek dinlediğimizi o ortamda çok rahat belirtemezdik. O pop kızgınlığı daha sonra metalci-elektronikçi, metalci-rapçi, cazcı-öteki her şeyci, arabeskçi-popçu gibi uzun bir listeye dönüştü. Halen bile seçme şansımızın milyarlarca olduğu ses fabrikasında hiç dinlemediğimiz ve kendimize yakın hissetmediğimiz müzikleri rahat rahat aşağılamak ve küçük görmek ile meşgul olabiliyoruz. Müzisyenin yaptığı işle ilgili geneli kapsayan bir iddiası olmadığı sürece her ses tanımadığımız bir bireye ya da hemen yanımızdaki dostumuza mutluluk verebilir.

Slayer’ından Madonna’sına tüm o koca pop müzik havuzunda yıllarca yüzmemin sebebi ise aslında o havuzun görünmez bir köşesinde kalan gizli bir kapıya ulaşmak içinmiş. O kapı sadece popun değil sisteme bir bukalemun olarak sızmak isterken kamuflajını yüzüne gözüne bulaştıran rock, punk veya metalin de rahatlamasını, kendine gelmesini sağlayan odaya açılıyordu. Deneysel ve özellikle benim için yetmişler ve seksenlerin endüstriyel müziğine ve bu çığlıklarla beraber yankılarda kendine yer bulan onlarca alt türe ev sahipliği yapan o odaya. 

O odada kalanlar yaklaşık kırk yıldır bize önemli olanın ses olduğunu anlatıyorlar. “Ses”  duyma yetinizi kaybetmediğiniz sürece sizi hep taciz edecektir. Kaybetseniz bile titreşimler ile huzursuzluğu sürdürecektir.  Hem en derine batırıp hiç çıkmayacağın bir kabusa sürükleyecektir hem de yukarıda tarif edemeyeceğin yeni bir boyutta tüm vücut ağırlığını alıp seni yükten kurtaracaktır. En büyük kötülüklere tokat gibi çarpacak, hatta bazen bir suikastçi kurnazlığı ile hiç beklemedikleri bir anda yere yığacaktır. En gizli arzularınızın, yatak odası sırlarınızın veya kimseye söyleyemediğiniz sapkınlıklarınızın ortağı olacaktır. Ses birilerinin denetiminde ve koca firmaların, kalantorların ceplerinde veya yaptıkları yatırımlarla değil en saf hali ile evinde, sokakta, hayatta renklenip filizlenecektir.

Memlekette vakti zamanında heyecanla peşinden koştuğumuz Zen veya 2/5 BZ gibi ekip ve sanatçıların bizlere soluttuğu havayı şimdi yeni yeni oluşumlar da sağlamaya başladı. Belli tarzlarda veya tamamen eklektik takılan kolektifler, performans ekipleri ya da internetin sağladığı dipsiz seçenekler içinde tahmin etmediğimiz insanlardan gelen ses denemeleri. Sahne tozu yutmak, şekil yapmak, ünlü olmak gibi dertleri kenara bırakmış tek derdi ses yapmak ve insanları ses ile rahatlatmak (ya da sırtlarına sırtlarınaa çivi batırmak, mideleri bulandırmak) olan bir ruh ordusu.

İşte bu yazıyı yazmama sebepte böyle bir oluşum. Robonima tüm bu ortak zevk ve dertlere sahip sanatçı, sanatçı karşıtı, ses bağımlısı, performans sevdalısı, fotokopi makinesine gönül vermiş, bantın sesini çok kalitesiz diye kenara atmamış insanları, dış dünyalıları ve belki de robotları bir araya getirmeye çalışıyor. İlk eylemlerinden biri de ROBOTAPE 1.0 isimli toplama oldu.

30 şarkı (dijitalde 32) ve iki bölümden oluşan bu güzel derleme de buraların ses düşkünlerinin işlerinden örnekler var. Toplama albüm sayısı iki elin parmağını geçmeyecek kadar olan bir memlekette tüm diğer bu işi yapanlar gibi Robonima’da mühim bir hizmet veriyor. Çoğunun adını sanını duymadığınız ve aslında belki de kim olduklarını çok da önemsemeyen bu güzel insanların seslerini bir araya toplamış. Tabii ki bunlar buralardan çıkan tek veya en güzel örnekler değil. Zaten Robonima’nın ve toplamayı hazırlayanların amaçları da bu değil. Elinize tutuşturulan ya da tam da Cronenberg’in tasvir ettiği gibi bedeninizin bir parçası olan numerik makinalarınızdan dinleyebileceğiniz bu albüm size “bak biz ne acayip şeyler yaptık” demiyor. Özensiz (ne de güzel) kayıtları ve neredeyse düzensiz dizilimi ile size “ses”i emanet ediyor ve sizlerinde ses çıkartması için teşvik ediyor.

Unutmayalım ses ile ilgili ilk şey anlamak değil, sevmek ve hissetmek. Bugün dinlediğim bir çok deneysel ekibi ben de anlamıyorum, bazılarını anlıyor ama duruşları yüzünden anlamamazlıktan geliyorum, bazılarını da çok iyi anlıyorum ama kimseden bu bilgi birikimine sahip olmasını beklemiyorum. Bazılarının egosunu şişiren sanat, kimilerinin de egosunu yok etmeyi başarıyor işte. Belki bu albüm inceleyen bir iki kişinin ilgisini çeker, araştırır ve müziğin sadece "müzik" olmadığını, sesin modern hayatlarımızda sadece eğlendirici materyal olarak değil de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu görür. Beğenmemek de kabahat değil tabii ki.

Murat Mrt Seçkin / Kasım 2015

Robonima Robotape 1.0 toplamasının partisini bu salı COOP'ta yapıyor. Dr. Moog'un kabinde olacağı gecede AgencyAdult MonkeyRobotik HayallerCamphor'da sahnede olacak. 

Robonima: WEB // Facebook // Twitter // Soundcloud



GERİ