karga awdio

Vicdanların Fayı Yerine Oturmadı

Van depreminin üstünden 4 yıl geçti...

"pkk yardım eder söyleyin o bölgeye yakın zaten..."

"kimden yardım istiyolar adına saldırılar yaptıkları KCK danmı yoksa yaşadıkları TÜRKİYE CUMHURİYETİNDENMİ?"

"...neyse yine insanlık bizde kalsın depremin ne olduğunu iyi bilenlerden biriyim bunlara örgüt yada dtp yardım edemiyeceğine göre devlet yardım edecek..inşallah ölen az olur yaralar sarıldıktan sonrada milletine devletine sahip çıkarlar..geçmiş olsun."

"Türklerin şehitlerine üzülmeyenlerin veya sevinenlerin sevinci hüznümüz, acısı ise mutluluğumuzdur."

"TC devletimi yoksa cok sevdikleri teroroistmi yardimina gelecek vanli vatandaslarimizin?"

"...biz geldik bingöl mitingini yaşadık. anında yeni bir bingöl inşa ettik. simav mitingini yaşadık. anında simav'ı inşa ettik. van mitingini yaşadık. yeni bir van inşa ettik" (R.T.E)

Faşizm her ortam ve şarttan nemalanması ile nam salmıştır. Kendisini besleyen düşmanlık, düşmanlığı besleyen de kötülük olmuştur. Bu nedenle genel bir insanı felakette öncelikle acıları paylaşmayı değil acılardan kendine fayda sağlamayı düşünür. Faşist bilinç sağcı veya solcu, dinci ya da ateist olsun tek bir şeyin peşindedir; sinsilik ve onun ikizi fırsatçılık.

23 Ekim 2011 Pazar günü öğle saatlerinde Van ve çevre illeri vuran 7.4 büyüklüğünde deprem memleketin yaşadığı ilk büyük deprem değildi tabii ki. Ancak sanırım siyasete en çok alet edilen felaketlerden biri oldu. Tplum, medya ve siayset çevresi korkunç bir felaketi rahatlıkla doğu, güneydoğu, kürt ve vatan-millet salatasına çevirebildi. 

Van depremi toplumun neredeyse taşa dönüştüğü bir felaket olarak akıllarda kalacak.

Soğukta açıkta kalmış insanlara konteynerlar verip sonra da onların bu problemlerini çözmeden sokağa attıkları deprem olarak akılda kalacak...

Toplumun bir kesiminin "yardım etme-destek olma" kelimelerinin anlamından bihaber olduğu günler olarak hatırlanacak. Yardım malzemelerinin içinden çıkan bikini veya parmak arası terlikle alay konusu değil bir utanç olarak kenarda duracak...

Tüm o acıyı çeken insanları "açlık grevi" yapmak zorunda bırakan bir ülkede gerçekleşmiş bir deprem olarak akılda kalacak...

Van depremi depremden kurtulmuşken çadırında ısınmaya çalışırken yanan insanların olduğu bir felaket olarak hatırlanacak...

En kötüsü de yukarıda noktasına, virgülüne, imla hatasına dokunmadan koyduğum ve bugün bile bu tarz yorumların devam ettiği, insanlığın kuruduğu, vicdanın yitip gittiği bir felaket olarak anılacak...

Ne "doğa olayı" diyerek yıkılan binalardan hesap sorulacak ne de yitip giden 600 küsür canın hatıraları...

Murat Mrt Seçkin // Ekim 2015

 



GERİ