karga awdio

Çağrı Saray'dan UNUTULMAYAN Bu Cuma kargART Salonunda

Resmi ve sözlü olanın arasında tanıdık gelen -ama aslında bilmediğimiz- sokaklarda yürüyoruz.

Scroll down for english
 
Toplumsal ve kişisel olanın çarpıştığı yerde mahremiyetin ortadan kalktığı, geriye tanıklıkların ve hikâyelerin kaldığı bir çağda yaşıyoruz. Resmi ve sözlü olanın arasında tanıdık gelen -ama aslında bilmediğimiz- sokaklarda yürüyoruz. Geçmişin yankısını taşıyan şimdiki zamanın içinde mutlak olduğunu düşündüğümüz her şey artık değişken ve sürekli tehdit altında, tıpkı dün olduğu gibi. Tüm kişisel hafızamız aslında atıldığımız, hayatımızın tümünü tahakküm altında yaşadığımız, sürüklendiğimiz bir zaman aralığının izlerini taşıyor.
 
Gramsci’den referansla, hegemonyanın formları hızla biçim değiştiriyor; aktörler yerini bir diğerine devrediyor.
 
Ben de, tarihin ağırlığıyla ve geriye kalan tüm ganimetlerle; terkedilen evler, dereceler ve kan tüpleriyle zamanın bir noktasından diğerine savruluyorum.
 
Çağrı Saray
 
“Unutulmayan” sergisinde Çağrı Saray, mekânların şimdi ve öncesinden gelen tanımlayıcı imgelerini kullanarak oluşturduğu kurguları kargART’a taşıyor.
 
Çalışmalarında “şimdi”de “geçmiş”i arayan sanatçı, bir yandan da yarattığı ve düşmeyi tercih ettiği bu huzursuz alanda hatırlamanın yöntemlerini araştırıyor.
 
Toplumsal olanla kişiselin arasındaki mesafenin azaldığı bugünlerde, mahremiyet alanı da tanımsızlaşıyor.
 
İktidar tarafından belirlenmiş ya da tanımlanmış her alan, geçmişi, şimdiyi ve geleceği şekillendiriyor. Adımların temas ettiği her zemin, belleğin silinmesi, geçmişin unutturulması için yeni katmanlarla kaplanıyor. Sıradan bir sokak duvarı, anıt heykeller ya da bir mimari yapıya kadar her alanda yapılan “sonradan” müdaheleler, öncenin izlerini kentten silerek geçmişi yeniden inşa ediyor ve başka bir geçmiş kurgusuna ya da unutmaya aracı oluyor. Filmin en kritik sahnesine uygulanan bir sansür, nasıl fimin akışına dair boşluklar oluşturuyorsa, iktidarın geçmişe dair uyguladığı unutturma politikası da belleğin bütünlüğünde kopuşlar yaratıyor. “Özgürlük alanları”, şimdide gibi görünse de aslında şimdiden daha çok geçmişe ait imgelerde gizli. İşte Çağrı Saray’ın çalışmalarında var olan geçmiş arayışı, bir anma takıntısı halindense aslında bir varoluş, bir unutmama savaşına tekabül ediyor.
 
Hatırlanamadığı anda yokluğa çekilen geçmiş, resmi tarih yazımındaki gibi yaşanan olayların yazı ile ifade edilen başlıklarından farklı olarak aslında hep bir görüntü olarak hatırlanır. Ve o anlar fiziksel bir mekanın içindedir. Hatta öyledir ki, bellekte hatırlanan an ve mekân bir bütün haline gelir ve anının kendisi mekânsallaşır. Sadece bir ikame alanı olmaktan çıkan mekân, geçmişin temsil araçlarının en belirgin imgesi haline gelir.
 
Saray’ın sergide yer alan “Uygun Isıda Mekânlar” isimli işi, mekânın derecelerle sabitlenmiş ve kadraja hapsolmuş temsillerini ortaya koyar. “Evde Devrim” isimli çalışma ise, Gezi protestolarının olduğu günlerde evin içinden dışarıya dair bir “an”ı yeniden kurgular. Yine aynı an’a gönderme yapan “Başka Bir Kahraman” isimli çizim ise, Gezi tanıklıkları üzerine yapılmış bir anıt heykel projesinin prototipi niteliğinde.
 
Saray’ın geriye kalan geçmiş ganimetlerini görsel alanda çalımalarına taşıdığı  “Unutulmayan” sergisi 11-20 Eylül’de kargArt’ta.
 
Açılış: 11 Eylül Cuma 20:00-22:00 
 
_________________________________________________________________________________________________
 
Unforgotten”
 
 
We live in an age in which privacy evaporates where the social and the personal clash, and where all that remains afterwards are witnesshood and stories. We tread paths between formal and informal, familiar yet not truly known. Everything we believe to be absolute within the present, bearing the echo of the past, is in constant flux and under constant threat – just like yesterday. The entirety of our personal memory bears the marks of an interval of time into which we’re hurled, under whose dominion we toil and along which we are dragged.
 
In reference to Gramsci, forms of hegemony are rapidly shifting; 
 
“I, too, am dispersed from one point of time to the next, with the burden of history and all the abandoned treasures; derelict houses, thermometers, and vials of blood.”
 
Çağrı Saray
 
In his exhibition “Unforgotten”, Çağrı Saray carries to kargART his composition, created through definitive images from the past and present of spaces. 
 
Seeking the “past” in the “present” in his works, the artist also looks for ways to remember in this restless space, which he has created and into which he is willing to fall.
 
In our day, where the distance between the social and the personal shortens, the private space becomes undefined.
 
Each space, which has been designated or defined by power, forms the past, the present and the future. Each surface touched by treading steps is covered with new layers for the erasure of the memory and the forgetting of the past. “Later” interventions on a simple wall on the street, monuments or an architectural structure reconstruct the past while effacing the precedent from the city and mediates the making or effacing of another past. Just like censoring of a most crucial scene creates gaps in the narrative, power’s policy of forgetting of the past creates ruptures in the entirety of memory.
 
Though “spaces of freedom” appear to be from the present, they’re actually hidden in the images of the past. The quest for the past in Çağrı Saray’s work, that existence rather than an obsession to reminisce, stands for a battle to not forget.
 
Receding into inexistence at the moment of non-remembrance, past is always remembered as an image, as opposed to the textual expression of the official historiography of events. Those moments are physically in a physical space. So much so that the moment and space recalled in memory converge in a whole and spatialises the moment itself. Surpassing a place of residence, space becomes the most definite image amongst the means of representation of the past.
 
The work entitled “Spaces in the Right Temperature” amongst Saray’s works puts forth the representations of space in fixed temperatures and confined frames. His “Revolution at Home” recomposes a “moment” during Gezi Park demonstrations from within the domicile towards outdoors. Referring to the same “moment”, the drawing entitled “Another Hero” is a prototype of a monument regarding the witnesshood of the Gezi protests.
 
Consisting of the visual works from retrospective and past treasures, Saray’s “Unforgotten” is displayed at kargART between September 11th-20th.
 
Opening: September 11th, Friday, 20:00 – 22:00
 
 
Çağrı Saray’s works since 2000s have been exhibited at kargART, as well as numerous other domestic and foreign exhibitions. Including “Diminishing Time” in 2015, the artist has so far opened 10 personal exhibitions. In his works, Saray employs various media, ranging from drawing and photography to installation to video. In his exhibitions “Unforgotten”, the artist carries, the visualisation of a social movement in his home territory via the position of a witness and a series of works documenting them, to Karga - his regular haunt since 1996.
 
 
kargART salonunda 18 yaş sınırı vardır.
Ayrıntılı bilgi ve sorularınız için :
muratmrtseckin@gmail.com


GERİ