karga awdio

#PekNeşeliGünler : Joe Strummer

Sanki dostunmuşcasına özlemek...

Bazen bazı insanları gördüğün anda "delikanlı" diyesin gelir. Bu laf erkek veya adam olmakla değil, davranışla alakalı bir şekilde akla gelir. Başka kelimelerde bulursun, mesela düzgün, güzel insan, süper adam, has çocuk falan gibi. Yine de kullanlamayı çok tercih etmesem de "delikanlı" bazılarına cuk diye oturur. Belki de böyle insanlara kullanmayıp, dayılanıp, homurdanmayı meziyet sanan bir takım "adamlara" veya tüm klişeleri ile adam gibi kadınlara kullandığımız için bu kadar soğudum.

Bugün doğum günü olan Joe Strummer işte tam da o "delikanlı" teriminin karşılığı olarak hayatımızda var oldu. Şekilden şekile girip ara ara bohem şımarıklığına gömülen punk seslerini yol arkadaşları ile evirdi, çevirdi ve emekçinin, mültecinin, ırkçılıktan çekenin, seksistin ve nice nefret mağdurunun ışığı haline getirdi. Çirkinlik salan siyaset ve politikanın, kendini beğenmişliğin ve işten insan ilişkilerine kadar faşizmin dimdik karşısında durdu.

Strummer akşam karşılaştığınızda yanına oturup biranızı yudumlayacağınız, ağaçların dibine işeyebileceğiniz, konserlerde hoplayıp zıplayıp eylemlerde omuzuna dayanabileceğiniz kadar gerçek bir insan oldu. Stadyumları dolduran, milyonlar satan müziğinin yarattığı pazarın kurbanı olmadan, kendi olmayı seçti. Müzik ve yaratıcılığın törpülenmiş egosunun, kendin pişir kendin ye ideolojisinin şevkat dolu ama saldırgan güzelliğinin temel taşlarından biri oldu ve hala orada sapasağlam duruyor sanırım.

İyi ki doğmuş...

Murat Mrt Seçkin // Ağustos 2015



GERİ