karga awdio

Başka Olmak: Klaus Nomi

Başka bir beden, başka bir insanlık

Nicedir Klaus Nomi’den dem vuran bir yazı yazayım diyordum. Öyle sıkıntılı sıkıntılı bilgi bankasında gezinirken öğrendim ki bugün onun ölüm yıldönümü imiş. Güzel şeyler ilgi çeksin diye yıl dönümlerinde anmak sosyal medyanın adeti oldu. Bizlerde yapıyoruz bunu ama düşününce bir yandan da çok ayıplıyoruz kendi kendimizi. Güzel olanın, hatırlanması, anılması gerekenin, belleğe yazılması zorunlu olanın belli bir uyarıcı ile kısıtlanmaması, akla geldikçe paylaşılması lazım. Bir kişi veya bin kişi beğenmiş çok mühim değil. Okuyanlar içinden bilmeyen veya konuya önyargılı yaklaşan bir kişinin fikrini değiştirmek bile o güzelliğin devamına kocaman bir katkıdır.

Yabancılaşmak, istenilen kişi olmamak, klişeleri yıkmak ve sonra yarattığın bambaşka hayat ve kişilik içinde kendi klişene dönüşmek. Klaus Nomi’nin hayatı sanırım böyle tarif edilebilir. Başka bir şey olmak, normal zamanlarda iğrenerek veya alay edilerek bakılan bir bireye dönüşecekken, parmakla gösterilen, şaşırtan ve yüceltilen olmak.

Klasik müzik geçmişi ile Almanya’dan Amerika’ya geçtiğinde yirmili yaşlarının sonlarındaydı. Disko müziğin durdurulamaz şekilde patladığı, kokain ve cinselliğin kardeş kardeş dolaştığı yıllardı. Nomi tabii ki A.B.D. civarında yaşanan hedonizme yabancı değildi. Hatta kopup geldiği Berlin ve gece hayatı yirmili yıllardan beri New York eğlence tayfasını kıskakandıracak belki de sanatsal deneyimler nedeni ile küçük hissettirecek denli deneyim ile doluydu. Almanya’da çalıştığı ortamlarda bir performans sanatçısı olarak görülürken Amerika’daki ilk günlerinde dışlanmışların takıldığı kabarelerde kendine yer bulabilir. Tabii ki bu Nomi için utanılacak değil, gurur ve sevgi ile anılacak günlerdir. Çünkü seçtiği hayat tarzı, tercihleri ona kendini dışlanmış bir birey olarak değil “başka” bir insan olması yolunda rehber olur.

No Wave ve New Wave’in Amerikan yeraltı sahasını kapladığı günlerde Klaus herkesin ilgisini çeker. Punk’ın etkisi ile klasik müzikten ve operadan uzak duran bir güruhu duruşu, kostümleri, tekniği ile etki altında bırakır. Robotik hareketleri ve uzaydan gelmişcesine yabancı duruşu ile Bavyera doğumlu Klaus Sperber artık Klaus Nomi’ye dönüşmüştür.

Bundan sonrasında David Bowie ile aynı sahnede, üstelik Amerika’nın en çok seyredilen TV programlarından birinde görülmesi ile alır başını gider. Çıktığı mekanlarda Jean-Michel Basquiat, Keith Haring, John Sex  gibi dönemin önemli sanatçıları ile ortak işler yapar. Sonrasında kendi ekibi ile turnelere başlar. Bu noktada bir çok eski hayranı ana akıma kaydığı için ona küserler. İşin güzel yanı kimse yeteneği ile ilgili onu küçük görmez. Ondan uzaklaşan eski hayranları bile hakkını verir.

Tabii ki eğer isterseniz Klaus Nomi’nin hayatı ile ilgili ayrıntıları bir mouse tıklığı uzaklıkta bulabilirsiniz. O yüzden bu kısmı artık geçelim derim.

Nomi’nin etkisi bizim onu ne yaparsak yapalım sahnede bir oyuncu olarak göremememizden kaynaklanır. Evine gittiğimizde, sokakta yanımızdan geçtiğinde ve hatta AIDS’in pençesinde parçalandığında o hala bizim hep gördüğümüz Nomi’dir. Çok sevdiğim Cronenberg’in bir dönem filmlerinde yaratmaya çalıştığı “başka bir beden, başka bir insanlık” mottosunun sahnede oluşmuş halidir. Her ne kadar müziği çoğu zaman benim için standart rock operalarının çok üstünde olmasa bile sadece Nomi’nin varlığı bile o iki albümü dinlemem, herhangi bir videosunu gördüğümde hipnotize olup kalmam için yeterli.

Keşke acı çekmeden terk edebilseydi bizi ama olsun, iyi ki olmuş, var etmiş kendini.

Murat Mrt Seçkin // Ağustos 2015

 

 



GERİ