karga awdio
2

DKBK FİLM Gösterimi-La HAİNE // kargART gösterim

FİLM GÖSTERİMİ

06 ARALIK 2017 ÇARŞAMBA 20:00
06 ARALIK 2017 ÇARŞAMBA 22:00

GİRİŞ ÜCRETSİZ

Adres Caferağa Mah. Kadife Sok. No: 16 34710 Kadıköy İSTANBUL Telefon 0216 449 17 25 – 26 E-Mail info@kargabar.org
info@kargart.net
info@kargamecmua.org

La Haine‘nın(1995) üç karakteri Vinz, Said ve Hubert; dünyaya geldikleri günden beri onları yaşamın dışına atanlara karşı duydukları güçlü nefret duygusuyla bu hissin toplumsal/sınıfsal boyutunun birer parçasıdır. Fransa’da yaşıyor olmaları özel bir anlam ifade etmeyen bu üç genç; dünyanın her ülkesinde benzer şekilde yaşayan, daha doğrusu var olan yoksulların, göçmenlerin, azınlıkların, ezilen ve dışlananların ortak ruhunu temsil etmektedir. Bu ortak ruh, onları yeryüzünün dibinde yaşamaya mecbur bırakan güce karşı hissedilen büyük bir nefretle doludur. Bir şeylerin ters gittiğinin farkında olan her insan bu doğal nefret duygusuna sahip olsa da, pek azı bunun sarsıcı bir toplumsal güce dönüşebilme potansiyelini içinde barındırdığının farkındadır.

Nefret duygusunun karmaşık yapısına, kullanışlılığına ve çok boyutluluğuna karşın, bu hissin kendisi her biçimde içinde büyük bir tehlike barındırır. La Haine’da yalnızca bir örneğini gördüğümüz öfkeli gençliğin, yaşamın dışına itilenlerin nefretine bir anlam yüklemek, bir bilinç kazandırmak ve bir hedefe kilitlemek başlı başına asla bir çözüm yolu olamaz. Vinz’in nefreti bilinç kazandığında karşı koyduğu düzeni yıkmayı başarabilir elbet, fakat bu nefret bir dönüşüme uğramaz, yeri geldiğinde kendini yok etmeyi başaramazsa, yeni düzen yalnızca nefretin bir başka biçimi üzerine kurulmuş olur. Albert Camus’nün sözleriyle, “Köle adalet istemekle başlar, krallık istemekle bitirir işi. Şimdi de kendisi egemen olmalıdır.” Karşı koyulan güce salt nefretle yanıt verilmesi, yaşanabilecek olumlu toplumsal değişimlerin eninde sonunda bir kısır döngü içine girmesiyle sonuçlanacaktır. Toplumsal bir güç olarak bu ortak nefret, kapsamlı ve koşulsuz bir sevgiye dönüştürülemedikçe, değişen tek şey görüntü olarak kalır. Bir önceki düzenin öfkeli gençliği, yeni egemen güce dönüşür ve karşılığında yeni bir öfkeli gençlik yaratır. Yine Camus’nün söylediği gibi, “İnsanların tarihi, bir anlamda, birbiri ardından gelen başkaldırıların toplamıdır.”

La Haine, zaman ve mekândan bağımsız, evrensel bir gerçekliğin yansımasıdır. Dünyanın her yanında yaşayan öfkeli insanlığın, dışlanan ve ezilen gençlerin hikâyesidir. 

ETKİNLİK ÜCRETSİZDİR.